Bu ramazan uyku düzenimi mahvettim. Zaten ramazan olmasa da normal bir biyolojik saate sahip bir insan değilimdir. :D
Bugün piyano dersim vardı. Saat 16.00'da.
Peki sabah 6-7 sularında ancak yatağına girmiş olan ben kaçta uyandım dersiniz? Tam 16.00'da!
Aslında yatmadan önce aklıma gelmişti, saat kursam mı diye ama nasıl olsa annem başımın etini yer uyandırır beni dedim. Doğal olarak uykudayken anlamam ev sesli miydi, değil miydi ama bence en sessiz günümüz geçti evde. Kimse birbirine bağrarak bir şey söyleme ihtiyacı bile duymadı sanırım. Babam gelmese daha uyurdum heralde. (10 saat uyumak benim için bir şey değil, uyuma potansiyeli yüksek bir insanım. :D ama okul zamanı 3-5 saatlik uykuyla idare ettiğim oluyordu tabi -niye okulda o kadar uyuyordum acaba :P)
Dışarı çıkacağımız zamanlarda ev ahalisini bekleten/bıktıran ben, 10 dk'dan kısa bir sürede hazırlandım. Allah'tan kurs da uzak değil. 8-10 dk yürümelik yol (onu da babam arabayla götürse tam olacaktı ama o saate kadar uyudum diye bana kızmıştı zaten ^^") neyse 20 dk'lık bi gecikme oldu ama gittim piyano dersime sonuçta.
Ben uyandığımda sabahki yağmur dinmişti, piyano dersine giderken de dönerken de yakalanmadım yağmura. Ama döndükten sonra bulutların fotoğrafını çektim penceremden... Ta da~
Tabi photoshop'la biraz oynanmış hali bu :D çok seviyorum bu programı ya. Çektiğim fotoğrafları çok etkileyici bi hale getirebiliyor. O çatılar o kadar karanlık değillerdi. Saat daha beş buçuk falandı çektiğimde. Fotoğrafın orjinalini göstersem mi ki? yok, yok, böyle iyi :D
Hazır makineyi elime almışken piyano fotoğrafları da çektim, YİNE :D ama onları koymayayım, belki başka zaman...
11 Ağustos 2011 Perşembe
9 Ağustos 2011 Salı
Sınav Senesi Vol.2
Tercihlerimi de yaptım, en hayalîsinden... Sonuçları beklemeye gerek yok, zaten topu topu 5 tane yazdım :D Son tercihin geçen seneki sonuncusuyla aramda yaklaşık 18 bin kişi var :D. Evet, çok yukarılardan yazdım. Tutturdum bi idealist olacağım, istediğim mesleğin eğitimini iyi bir üniversitede alacağım. İnşallah pişman olmam. Geçen sene, ben dahil, hakkımda hayırlısı için dua eden bir çok kişi oldu (Allah razı olsun onlardan :)) sanırım hayırlısı buymuş.
Tabi ki bu sene biraz psikolojik eziklik ve stresin beraberinde daha aklı başında olmayı planlıyorum. Günümü, boş zamanlarımı neyle geçireceğime kadar planlamak istiyorum. Her şeyi doğru yapmak ve geri dönüp, fazladan kullandığım bu seneye baktığımda pişman olmamak istiyorum. Zaten göbeklerimiz bir kesilmiş gibi en iyi arkadaşım da tekrar hazırlanıyor. Beraberce birbirimiz motive ederek, dertleşerek, gaz vererek atlatırız bu seneyi inş. Bekle bizi Hafta İçi!! :))
Eylül sonunda dershane başlayacak (ups, gidip kayıt yaptırmam lazım sanırım). Biz arkadaşımla önümüzdeki pazartesi, yani ayın 15'inde çalışmaya başlama kararı aldık. (tabi bu arada benim üzerinde çalışabileceğim bi masa lazım, en son can sıkıntından katletmiştim masamı...) Evde sınava hazırlanan bir adet de kardeş mevcut. Eh artık o bana soru sorar, ben ona... yuvarlanıp gideriz. Bu sene fazla yıpratmasa bizi bari.
Kardeşimin öğretmeni bana çalışmaya başlamadan önce okumam için 'Ruhsal Zeka' adlı kitabı verdi. Benden sonra da kardeşim okuyacak. Baya motive edici. Odaklanma sorunumu çözebileceğim sanırım. Kafa dağınıklığımı yenmem lazım :). ^^" bu kitabın bu güne bitmesi mi gerekiyordu sanki? Hadi ben okumaya...
Tabi ki bu sene biraz psikolojik eziklik ve stresin beraberinde daha aklı başında olmayı planlıyorum. Günümü, boş zamanlarımı neyle geçireceğime kadar planlamak istiyorum. Her şeyi doğru yapmak ve geri dönüp, fazladan kullandığım bu seneye baktığımda pişman olmamak istiyorum. Zaten göbeklerimiz bir kesilmiş gibi en iyi arkadaşım da tekrar hazırlanıyor. Beraberce birbirimiz motive ederek, dertleşerek, gaz vererek atlatırız bu seneyi inş. Bekle bizi Hafta İçi!! :))
Eylül sonunda dershane başlayacak (ups, gidip kayıt yaptırmam lazım sanırım). Biz arkadaşımla önümüzdeki pazartesi, yani ayın 15'inde çalışmaya başlama kararı aldık. (tabi bu arada benim üzerinde çalışabileceğim bi masa lazım, en son can sıkıntından katletmiştim masamı...) Evde sınava hazırlanan bir adet de kardeş mevcut. Eh artık o bana soru sorar, ben ona... yuvarlanıp gideriz. Bu sene fazla yıpratmasa bizi bari.
Kardeşimin öğretmeni bana çalışmaya başlamadan önce okumam için 'Ruhsal Zeka' adlı kitabı verdi. Benden sonra da kardeşim okuyacak. Baya motive edici. Odaklanma sorunumu çözebileceğim sanırım. Kafa dağınıklığımı yenmem lazım :). ^^" bu kitabın bu güne bitmesi mi gerekiyordu sanki? Hadi ben okumaya...
şu ara biraz zorlasa da... yine yine yine de severim piyanomu. (:
oruçlu.
İftarda donut yesem yüz ifadem aynı böyle olur heralde. Kaç gündür canım çekiyor ve yakınlarda satan bi yer yok. Ya birinin beni götürmesi ya da metrobüse binmem lazım. Ama bugün-yarın dayanamayıp gidip alabilirim. Yum~ Donut fotoğrafı koymayacağım, dayanamam...
gif: lauuwmcfly
30 Temmuz 2011 Cumartesi
tercihen.
Küçük bir Photoshop kaçamağından yandaki şey çıktı. Şu sağ alttaki kare brushı yeni yaptım. Sevdim aslında. Küçük, sade... Avatarlarda imza niyetine koyabilirim belki. Brushın şeklinin de müsaitliğinden gif yapasım geldi. Yılan oyununu anımsattı biraz gifin hareketi :). Zaten gif dışında da pek numarası yok :D iyice uzaklaşmışım PSden.
Sıkıldım, bunaldım... Bir yandan tercih dönemi, bir yandan İstanbul'un bu nemli, yapış yapış sıcağı. Seneye tekrar hazırlanma durumunu kabul ettiremedim bizimkilere... Ama benim kafamda o var. Kolay kolay da çıkmayacak kafamdan.
Bir kere kesinlikle Mimarlık istiyorum. Şehir dışı istemiyorum. Dandik bir özel üni. de istemiyorum. Paralı okumayı hiç yediremiyorum. O küçük serveti okula ödemektense 1 sene daha dershane masrefı çıkartırım sadece. Niye %75 burslu seçeneği yok ki?! Neyse ya böylesi daha iyi belki de. Özelde okumanın bir sürü dez avantajı da var zaten. Devlette okumanın da var tabi, napalım eğitim sistemimiz bu kadar işte.
2 tane özel üni.ye bakmaya gittim dün ve bugün. Dün Bahçeşehir Üni.ye gittim. Anlattılar, gösterdiler mekanları falan vs. vs. elime de bi tanıtım paketi veriverdiler. Böyle biraz büyükçe karton bi paket, resim çantası gibi. Dönerken baktım içine. Tanıtım kataloğu, not defteri, uçlu kalem... Normal? derken yanlarında bir de anahtarlığa benzer bir şey. Metal bir kutunun içine koymuşlar. Niye? Çünkü o anahtar değil. 2GB flash disk! Başta şaka gibi geldi. Ama cidden içinde de ne bi tanıtım videosu ne başka bi şey. Mis gibi flash disk. :D Tabi üzerinde Bahçeşehir Üni. logosuyla. Aslında akıllıca, baksana ben bile reklamlarını yapıyor oldum şuanda :D. Kampüsün yeri harika zaten. Beşiktaş'ta, denize sıfır. Ama bahçeye dair bi şeyi yok ya. Ben yeşillik severim abi! :D
Ahh ahh... Çapa gibi bi yeri zor bulurum bi daha. Özledim okulumu şimdiden be. Gittiğim iki üni.de de tavanlar çok alçak, basık geldi. Okul ortamında alıştım tabi 7 metre yüksekteki tavana, basık geliyo başka yerler. Yok, yok, benim seneye kasıp İTÜ Mimarlığa girmem lazım. Peki bu sene bilmiyordum da mı kasmadım? Hayır, tamamen salaklığımdan, van handırt pörsent. Nasıl bir çalışma (aslında çalışmama) dönemi geçirdiğime inanamıyorum :D. İzlemediğim kadar Kore dizisi izledim lan :D. Ama şu da bir gerçek ki, sabrım yetmiyordu artık çalışmaya. Masanın başında durmaya bile... Son zamanlarda zaten kafam masayla bütünleşti. Bazen bilinçli, bazen bilinçsizce... (Ya kafamı vuracak bi yer lazımdı ya da uyuyacak.)
Neyse işte. Arkadaşlardan seneye hazırlanmayı düşünen kişi sayısı da baya artışta zaten. Fazla mı idealist davranıyoruz? Ama söz konusu hayatını nasıl geçireceğini büyük ölçüde etkileyecek olan mesleğin olunca, biraz idealist davranmak gerekir heralde.
Kafam bulanık. Canım sıkkın. Edit/çeviri işlerini sürekli ertelemekteyim. Sıcak ve nemden her tarafım yapış yapış. Budur işte.
Şunu izleyelim de neşemizi bulalım bari. :)) Ladies and gentlemen, Hugh Jackman and Neil Patrick Harris'on'!
Bu sunuculuk işini nasıl ciddiye aldıklarına ve hazırladıkları şovlara hayranım...
"Stick with me kido." :D
P.S.: 2:48'de ne söylediklerini anlayan varsa söyleyebilir mi?
21 Temmuz 2011 Perşembe
Ee daha daha nasılız?
Sonuçlar açıklandı. Tahmin ettiğim felaketle yüz yüze geldim. Ne diyim ki? Kendim ettim, kendim buldum işte. Aslında pişman olmam gerekir ama pek değilim. Daha çok çalışamadım işte. Kapasitem bu. İçim almıyor daha fazlasını. Artık önümüzde tercih zamanı var. Mimarlık yazacağım sadece ama İstanbul'da sadece. Yerleşirsem, ne ala. Yerleşemezsem de dünyanın sonu değil ya. Tabi üzülürüm, 1 sene fena stres çekerim yine ama istemediğim bir bölümde okumaya çalışarak işkence çekmekten iyidir. Bakalım kendimi o psikolojik duruma hazır da hissetmiyorum ama kısmet.
Anadolu öğretmen lisesinde okuduğum için de ek puan durumu ayrı bir kafa karıştırıyor zaten. MF1 puan türünde ek puansız 5 haneli bir sıradayken, ek puanlı 4 haneli bir sırada oluyorum. Sınav sonucumla ilgili de en fazla bunu yazabilirim. :D
Çok iyi sonuçları olan arkadaşlarım var, maşşallah. Herkes için hayırlısı...
Neyse öyle işte...
Mavi aşkını paylaştığımız arkadaşıma gelsin bu fotoğraf :D. Boncuk onun hediyesi :)).
Vay canına photobucket'e yüklediğim 1000. dosya olmuş bu. :D
Canımın sıkıldığı şu aralar değişim manyağı oluyorum. Bir şeyleri değiştirmek her zaman hoşuma gitmiş ve beni rahatlatmıştır. Bu yüzden geçenlerde saçıma kahkül kestim. Gece gece yine ayaktaydım, canım sıkılıyordu ve yakılarda da makas vardı. Oldu işte :D. Ama sevdim kahküllerimi. Biraz uzunlar, kısa kesmeye cesaret etmedim. Biraz uzayınca perçeme dönecekler ama ben kahkülden hevesimi almış olacağım, iyi yani böyle ;).
Ve son değişimi de odamda yaptım, yine. Masam IKEAdan. Kitaplık yanına ek bir parça monte edip masa oluyor, onlardan...dı. Masa olan kısmının artık vadesi dolmuştu. Bir şekilde üstünde fazla bir yük taşıdı diyelim. O zamandan beri gıcırdıyordu. Üzerine kolumu dayasam ses çıkıyordu. ben de en sonunda masa olan parçaları söktüm. Dikdörtgen şeklindeki kitaplığımı yan yatırdım ve şimdi onun üstü masa görevi görmekte :D. Masam yok. Ama bir yandan da odam ferahladı. Piyanom kapının ağzında durmaktan kurtuldu. :D Şimdilik halimden memnunum. Sonrasına bakarız artık.
Tabi bunları yaparken hem sıcaktan hem yorgunluktan bittim. Pıtır pıtır ter oldu her tarafım. 2 tane sıkı vidayı açmam için uygun alet yoktu. Pense de bulamadım. Boncuklarla uğraştığım fi tarihinden kalma kargaburnuyla ellerimi acıta acıta açtım o vidaları. Başta çok inat ettiler ama azmin zaferi! :D :D
Neyse hadi ben müzik dinleyip kendimi iyi hissedeyim. Zor bi gün sayılırdı.
"These feelings I can't shake no more
These feelings are running out the door
I can feel it falling down
And I'm not coming back around
These feelings I can't take no more
This emptiness in the bottom drawer
It's getting harder to pretend
And I'm not coming back around again
Remember when..." ~
Süpriz, McFly'ın şarkısı değil. Bu sefer Avril. :)
Anadolu öğretmen lisesinde okuduğum için de ek puan durumu ayrı bir kafa karıştırıyor zaten. MF1 puan türünde ek puansız 5 haneli bir sıradayken, ek puanlı 4 haneli bir sırada oluyorum. Sınav sonucumla ilgili de en fazla bunu yazabilirim. :D
Çok iyi sonuçları olan arkadaşlarım var, maşşallah. Herkes için hayırlısı...
Neyse öyle işte...
Mavi aşkını paylaştığımız arkadaşıma gelsin bu fotoğraf :D. Boncuk onun hediyesi :)).
Vay canına photobucket'e yüklediğim 1000. dosya olmuş bu. :D
Canımın sıkıldığı şu aralar değişim manyağı oluyorum. Bir şeyleri değiştirmek her zaman hoşuma gitmiş ve beni rahatlatmıştır. Bu yüzden geçenlerde saçıma kahkül kestim. Gece gece yine ayaktaydım, canım sıkılıyordu ve yakılarda da makas vardı. Oldu işte :D. Ama sevdim kahküllerimi. Biraz uzunlar, kısa kesmeye cesaret etmedim. Biraz uzayınca perçeme dönecekler ama ben kahkülden hevesimi almış olacağım, iyi yani böyle ;).
Ve son değişimi de odamda yaptım, yine. Masam IKEAdan. Kitaplık yanına ek bir parça monte edip masa oluyor, onlardan...dı. Masa olan kısmının artık vadesi dolmuştu. Bir şekilde üstünde fazla bir yük taşıdı diyelim. O zamandan beri gıcırdıyordu. Üzerine kolumu dayasam ses çıkıyordu. ben de en sonunda masa olan parçaları söktüm. Dikdörtgen şeklindeki kitaplığımı yan yatırdım ve şimdi onun üstü masa görevi görmekte :D. Masam yok. Ama bir yandan da odam ferahladı. Piyanom kapının ağzında durmaktan kurtuldu. :D Şimdilik halimden memnunum. Sonrasına bakarız artık.
Tabi bunları yaparken hem sıcaktan hem yorgunluktan bittim. Pıtır pıtır ter oldu her tarafım. 2 tane sıkı vidayı açmam için uygun alet yoktu. Pense de bulamadım. Boncuklarla uğraştığım fi tarihinden kalma kargaburnuyla ellerimi acıta acıta açtım o vidaları. Başta çok inat ettiler ama azmin zaferi! :D :D
Neyse hadi ben müzik dinleyip kendimi iyi hissedeyim. Zor bi gün sayılırdı.
"These feelings I can't shake no more
These feelings are running out the door
I can feel it falling down
And I'm not coming back around
These feelings I can't take no more
This emptiness in the bottom drawer
It's getting harder to pretend
And I'm not coming back around again
Remember when..." ~
Süpriz, McFly'ın şarkısı değil. Bu sefer Avril. :)
20 Temmuz 2011 Çarşamba
Tesadüf.
Evet, sonunda ben de izledim.
Topluluğun zıttına hareket etmeyi çok seviyorum bazen. Bazen de inadım tutuyor. Bu sefer inat söz konusu. :P
Vizyondayken izleyecektim ama malum sınava hazırlanıyordum bir türlü programımıza uydurup gidemedik. Ve okuldan bir arkadaş hiç yapmaması gereken bir şey yaptı. Sonunu söyledi! Anlatmadı tam olarak, sadece 1 cümle söyledi, iki kelime. Bu şekilde olacağı hiç aklıma gelmemişti. Yüzüm yeni yeni kurudu, göz yaşlarımın tuzu yakıyor suratımı.
Neyse daha sonra başka bir arkadaşımla gezerken D&R da gördüm DVDsini. Ama sonunu söylediler ya, Mehmet Günsür'ü izlemek için içim gitse de, izleyesim gelmiyor filmi. Daha sonra yine gezerken bu sefer İnkılap'ta VCDsini gördüm. Malum VCDlerin fiyatı daha uygun, film "al beni al beni" diyor. Ama yok, bu sefer inada bindi, almadım.
Ama işte sonunda izledim. Hem de sınavların açıklanacağı gün. :D Bugün saat 14.00'te sınavların açıklanacağı söylendi. Ve bu film sağolsun bendeki göz yaşları tükendi. Tesadüf mü? asdfsdf :D
İnşallah sonuç beni çok mutsuz etmez ama etse de fazla üzülebileceğimi sanmıyorum. Günlük ağlama kotamı doldurdum gibi. Ama hala bir film açıp tekrar ağlayabilme kapasitesine de sahibim. Aslında, kapasite değil. Kendime engel olamıyorum. İzlerken film/dizideki duyguya çok kaptırıyorum. Bu yüzden genelde duygusal şeyleri yanlız izlerim :D. Annem de benim bu kaptırma olaylarıyla hep dalga geçer. Komedi izlerken bile kendimi kaptırıp aşırı gülüyormuşum. Bence o kadar değil ya. Ama olsun bu şekilde izlemeyi seviyorum.
Oh! Atlattım duygusal karmaşayı. Bir şeyler yazmak iyi geldi. Filmi daha çok düşünüp üzülmemem lazım.
Zaten dün gece de Becoming Jane'i izleyip fena olmuştum. Filmi 2. kere izliyordum ama bu bir şey farkettirmedi. Televizyonu kapattığımda suratım yine ıslaktı.
Hani filmin bir kaç farklı posteri var ya. Ben bu yukarıdakini seviyorum. Yazıya başlamadan önce bu posteri koyayım dedim, gugıl amca biraz gıcıklık etti. Neyse yine de çok aramış sayılmam. Buldum, koydum, muradıma erdim :P.
Gidip soundtrackini de alacağım. Filmin müziklerini abarttıklarını zannediyordum. Ama muhteşemdi! O kadar güzeller ve o kadar iyi kullanılmışlar ki. Kısacası film beni enkaz etti, sümüklü peçetem karşımda bana el sallıyor ve gözlerim uyumamı söylüyor.
Olamaz mı... Olabilir. ~
13 Temmuz 2011 Çarşamba
Deneme bir ki...
Deneme, deneme bir ki... PS'm çalışıyor mu?
Sevdiğim bir şeye uzun süre ara vermekten nefret ediyorum. Tekrar nasıl başlayacağımı şaşırıyorum. Başladığımda doğru mu yapıyorum, iyi mi yapıyorum bir türlü bilemiyorum. Farklı oluyor, eskisi gibi olmuyor. :/
Tamam, olmamış işte. Ama yine de koyuyorum tabi ki, kim karışır ben yaptım :P.
2 tane brush kullandım ve maalesef nerden aldığımı hatırlamıyorum. Fotoğrafı da... Ama Texture: ...tamam onu da bulamadım. Buna başlayıp yarım bırakmıştım, yeni tamamladım. -_-" (bulursam ve unutmazsam yazarım inş.)
Evet, hala converselerimi çok seviyorum. Yetmiyor, fotoğraflarını çekmeyi de seviyorum. N'olmuş yani?
Gif yapmak hala uğraştırıcı... Ama güzel ya, sevdim. Belki de gif üzerinden devam ederim. Sammy~
Hadi ben de gittim.
Sevdiğim bir şeye uzun süre ara vermekten nefret ediyorum. Tekrar nasıl başlayacağımı şaşırıyorum. Başladığımda doğru mu yapıyorum, iyi mi yapıyorum bir türlü bilemiyorum. Farklı oluyor, eskisi gibi olmuyor. :/
Tamam, olmamış işte. Ama yine de koyuyorum tabi ki, kim karışır ben yaptım :P.
2 tane brush kullandım ve maalesef nerden aldığımı hatırlamıyorum. Fotoğrafı da... Ama Texture: ...tamam onu da bulamadım. Buna başlayıp yarım bırakmıştım, yeni tamamladım. -_-" (bulursam ve unutmazsam yazarım inş.)
Evet, hala converselerimi çok seviyorum. Yetmiyor, fotoğraflarını çekmeyi de seviyorum. N'olmuş yani?
Gif yapmak hala uğraştırıcı... Ama güzel ya, sevdim. Belki de gif üzerinden devam ederim. Sammy~
Hadi ben de gittim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







