Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2011 Cuma

dizikolik #1

'İzlediğim dizileri blogda yazsam mı?' gibisinden çılgınca bir fikir aldı beni. Çılgınca olmasının sebebiyse, benim kendi çapımda bir dizikolik olmam ve izlediğim her şeyi düzenli olarak yazmak için yeterli derecede istikrarlı olmadığımı düşünmem. Buna tembelim de diyebiliriz, evet.

Bir kaç gündür Pride and Prejudice'ın '95 yapımı mini dizisini izlemeye çalışıyorum. "İzleme"nin yanındaki "çalışmak" kelimesinin nedeni de internetimin yavaşlığı... Torrentle indiriyorum ama bu yavaşlık öldürecek beni. Normalde, yani elimde 6 bölümün birden bilgisayarıma inmiş olduğu bir durumda, bir oturuşta hepsini izlemem ve diziyi arşivleyip, kafamda arkalarda bir yerlere doğru yollayarak beynimde dönüp durmasını engellemem lazım. Ama ne mümkün! Kaç gündür kafamda birileri ingiliz aksanıyla "indeed! indeed!" diye diye beynimin etini yedi. Peki kafama takılmasının sebebi hikayenin sonunu bilmemem mi? Alakası bile yok. Pride and Prejudice'la ilk kez 2005 yapımı olan filmiyle tanıştım, sonra kesmedi bir de kitabını okudum. '95 yapımını da merakımdan izliyorum. Mr.Darcy'nin Colin Firth versiyonunu merak ettim. Ama bana kalırsa 2005 filmini hiçbir versiyona değişmem.

Bir de geçenlerde "Lost In Austen"i izledim. 4 bölümlük bir mini diziydi. Pride and Prejudice'a ve Mr. Darcy'e takıntılı olan bir kadının kitabın dünyasına girmesi ve oraya sıkışıp kalması gibi bir şeydi. Şahsi görüşüm, hikayenin orjinalini katlettiği yönünde. Ama son sahneler her zaman beni tavlar, bunda da öyle oldu. Diziden hoşlanmamama rağmen son sahneye (ve arada bir kaç sahne daha) tav oldum. Ama...
Amanda Price karakterine hiç ısınamadım.
Jane hiç bir uyarlamada olmadığı kadar yıkıldı.(ne istiyorsunuz şu kızdan ya...)
Mr.Collins'in en iğrenç versiyonu buydu. Tamam diğerlerinde de hoş bir karakter değil ama ya gülüyorsun ya da en kötü ihtimal uyuz olursun. Ama bu resmen iğrençti.
Caroline Bingley... şey... neyse. o.Ô
Wickham'ı sempatik bi karaktere çevirmeleri hoşuma gitti.
Mr.Darcy'nin kararkterini iyi korumuş olmaları hoşuma gitti. Adam sevdi mi iş orda bitiyor ya, gerisi boş.
Dikkat, küçük yazılar spoiler içerir...
Lizzy ve Darcy birlikte olmayacaksa ne anladım ben o işten. Filmin mesajı, "çok isterseniz sizin de Darcy'niz olur" muydu yani? Hani Elizabeth yerine kimi koysalar Darcy ona mı aşık oluyor?

IMDb Puanları: 
1995: 9.2 23,900 kullanıcıdan
2005: 7.8 64,362 kullanıcıdan
Lost In Austen: 7.8 2,811 kullanıcıdan
Lost In Austen'e o puan fazla bence.


Karakterler:
1995 - 2005

Elizabeth Bennet
Photobucket Photobucket

Mr.Darcy
Photobucket Photobucket

Jane Bennet
Photobucket Photobucket

Mr.Bingley
Photobucket Photobucket

Mr.Wickham
Photobucket Photobucket

Georgiana Darcy
Photobucket Photobucket

Mr.Collins
Photobucket Photobucket

Mr. / Mrs.Bennet
PhotobucketPhotobucket PhotobucketPhotobucket
95'deki Mrs.Bennet'ın yüz ifadesi... haha.

Leydi Catherine
Photobucket Photobucket

Caroline Bingley
Photobucket Photobucket

Bütün karakterler için bunu yapamayacağım. Zaten sözünü etmeye değecek karakterler: Mary, Kitty, Lydia ve Charlote.

Jane ve Elizabeth'in kardeşliği 2005 yapımında çok iyi yansıtılmış. Gece yatmadan önce yorganın altındaki fısıldaşmaları çok hoştu.

Bu '95 Darcy'sinin yüzünde gördüğümüz ifade, Caroline Bingley'e lafı yapıştırmanın verdiği tatminden doğmuştur. (tamam, belki biraz da Elizabeth'i düşündüğündendir)
Kardeşinin aksine Mr.Bingley'nin bu kadar tatlı olması...

Lizzy'nin mimiklerine bayılıyorum.

Bu bakış... :D. Kız biliyor başına geleceği.

İşte her zaman göremeyeceğimiz bir şey, güler yüzlü Darcy.
Photobucket Photobucket
Islak Darcy adettendir. Eklemek lazım.
Photobucket Photobucket
Bu da Lost In Austen'den ıslak Darcy.
Photobucket


Hazır ısınmışken, bi kaç tane de avatar yaptım. :P



Her şeyi videolardan alıp, photoshoptan geçirerek kendimi aştım, bir daha da böyle bir işe zor kalkışırım. Ancak hakkında yazacağım şeyi çok seviyor olmam lazım. He, tabi ben bu işleri bitirene kadar aradan bir kaç gün geçti, o bölümler indi/izlendi. Yetmedi, 2005 versiyonu da indirildi, tekrar izlendi (sırf sahneleri alacağım diye indirdim u.u || Aslında bende orj. vcd'si var ama takılıyor o.o). Aslında karakterlere Lost In Austen'dekileri de eklemeyi düşünüyordum ama pes ettim. Kaç gündür yayıyorum bu işi içime dert oldu. Boşa geçircek çok vaktim var, fazla geliyor artık.

Kendime işkence çektirmekten hoşlanırım. Sık sık yaptığım bir etkinliktir. Evet. (u.u)

vöh! Bitti! ö.ö

not. bu gif bana ait değildir.

29 Ağustos 2011 Pazartesi

geri sayım.


Açlık Oyunları'nın filmi çıkıyor~
Umarım güzel olur, ki olacağa benziyor.
Yan tarafa vizyon tarihi için bir geri sayım uygulaması koydum. :)
Belki bu geri sayım bittikten sonra sınav için de koyarım. Yok ya, sınav için koyacağımı sanmıyorum. :D

Kitabını okumayanlara şiddetle tavsiye ederim. Açlık Oyunları/ Ateşi Yakalamak/ Alaycı Kuş şeklinde bir üçleme.

Ve yayınlanan ilk fragmanı. MTV video müzik ödüllerinde yayınlandı. Çok kısa ama filmin kaliteli ve kitaba uygun olacağının belirtilerini taşıyor.


Yarın bayram. Babamdan artık yatmam gerektiğine dair uyarıyı aldım. İnş. uyuyabilirim, yoksa yarın bulduğum her köşede uyurum heralde...

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Tesadüf.


Evet, sonunda ben de izledim.
Topluluğun zıttına hareket etmeyi çok seviyorum bazen. Bazen de inadım tutuyor. Bu sefer inat söz konusu. :P
Vizyondayken izleyecektim ama malum sınava hazırlanıyordum bir türlü programımıza uydurup gidemedik. Ve okuldan bir arkadaş  hiç yapmaması gereken bir şey yaptı. Sonunu söyledi! Anlatmadı tam olarak, sadece 1 cümle söyledi, iki kelime. Bu şekilde olacağı hiç aklıma gelmemişti. Yüzüm yeni yeni kurudu, göz yaşlarımın tuzu yakıyor suratımı.
Neyse daha sonra başka bir arkadaşımla gezerken D&R da gördüm DVDsini. Ama sonunu söylediler ya, Mehmet Günsür'ü izlemek için içim gitse de, izleyesim gelmiyor filmi. Daha sonra yine gezerken bu sefer İnkılap'ta VCDsini gördüm. Malum VCDlerin fiyatı daha uygun, film "al beni al beni" diyor. Ama yok, bu sefer inada bindi, almadım.

Ama işte sonunda izledim. Hem de sınavların açıklanacağı gün. :D Bugün saat 14.00'te sınavların açıklanacağı söylendi. Ve bu film sağolsun bendeki göz yaşları tükendi. Tesadüf mü? asdfsdf :D
İnşallah sonuç beni çok mutsuz etmez ama etse de fazla üzülebileceğimi sanmıyorum. Günlük ağlama kotamı doldurdum gibi. Ama hala bir film açıp tekrar ağlayabilme kapasitesine de sahibim. Aslında, kapasite değil. Kendime engel olamıyorum. İzlerken film/dizideki duyguya çok kaptırıyorum. Bu yüzden genelde duygusal şeyleri yanlız izlerim :D. Annem de benim bu kaptırma olaylarıyla hep dalga geçer. Komedi izlerken bile kendimi kaptırıp aşırı gülüyormuşum. Bence o kadar değil ya. Ama olsun bu şekilde izlemeyi seviyorum.

Oh! Atlattım duygusal karmaşayı. Bir şeyler yazmak iyi geldi. Filmi daha çok düşünüp üzülmemem lazım.
Zaten dün gece de Becoming Jane'i izleyip fena olmuştum. Filmi 2. kere izliyordum ama bu bir şey farkettirmedi. Televizyonu kapattığımda suratım yine ıslaktı.

Hani filmin bir kaç farklı posteri var ya. Ben bu yukarıdakini seviyorum. Yazıya başlamadan önce bu posteri koyayım dedim, gugıl amca biraz gıcıklık etti. Neyse yine de çok aramış sayılmam. Buldum, koydum, muradıma erdim :P.

Gidip soundtrackini de alacağım. Filmin müziklerini abarttıklarını zannediyordum. Ama muhteşemdi!  O kadar güzeller ve o kadar iyi kullanılmışlar ki. Kısacası film beni enkaz etti, sümüklü peçetem karşımda bana el sallıyor ve gözlerim uyumamı söylüyor.

Olamaz mı... Olabilir. ~

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Yip.


Artık başlık bulamamak başıma vurdu. Saçmalıyorum hep xD. Neyse geçen günkü o sinir ruh halini attım üstümden, rahatım. Ohhh... Mutluyum, huzurluyum~ :D.
Cuma günü sonunda istediğim filme gidebildim. *.* "Iron Man 2" daha fragmanını gördüğüm andan itibaren gitmek istiyordum. Ve sonunda gittim. (: Üstelik salonda sadece 4 kişi vardı (arkadaşım ve ben hariç 2 kişi yani). Filmi salon boşken izlemeyi seviyorum (: ve nedense bu tür filmlere bayılıyorum. İlk filmini de çok sevmiştim *.* Robert Downey Jr. harika bir oyuncu. Tony Stark karakterini çok iyi canlandırıyor. Ve Tony Stark *-* bu karaktere bayılıyorum ya. Gamsızlığı o kadar hoşuma gidiyor ki anlatamam. Ve bunun yanında tabi o deha...

:D Neyse işte fragmanı:





bundan sonra böyle kısa gönderiler yapmaya karar verdim. :D bir seferde tek bir konu ya da olay falan işte :)

30 Nisan 2010 Cuma

Yenilik~

Hatırlıyorum da, yok bir daha değişiklik diye bir çıkış yapmıştım bir zamanlar. :D
Tamam, var artık. :D Bu tema çok hoşuma gitti. Ben de dedim artık, aynı temayla daha nereye kadar? Öyle değiştirdim işte. Ama tavşanım gitti. T^T Seviyordum ben çılgın tavşanımı. *^* Ama arkaplanı beyaz kalıyordu. Yenilik uğruna feda oldu artık, napalım.
He, bir de yorumlar bölümü sağ alt kısımda. Ve ve ve müzik çaları otomatikten, manuele aldım. Evet, aslında siteye girince direk çalmasını istiyorum ama ayar falan yaparken çok sekme açıyorum, sayfa kapatıyorum yenisini açıyorum falan. Yani aynı şarkının başını duymaktan gına geliyo insana. Hazır laf açılmışken şarkıyı da değiştiriyim bari. :D
Yarın tatil! Yay! Yaşasın 1 Mayıs! :D. Dershane de tatil -resmi tatil olduğu için. İnş. eve tıkılı kalmam yine. Artık biraz oksijen almam lazım. Gerçi ders de çalışmam lazım. Bu hafta hep yazılıyla geçecek. Ama pazartesi günkü felsefe yazılısı ertelenmiş galiba. Yatta! (Yanlız haber doğru olsa iyi olur, yoksa batarım.)
Az önce Post Grad'ı izledim. Blog gezerken birinin bahsettiğini gördüm. Boştaydım, o zaman hadi indireyim bari dedim. Hoş bir filmdi. Alexis Bledel çok tatlıydı. Ve esas oğlan da çok şekerdi. ~.~
Öhm... Herneyse işte.
Carpe diem! - Anı yaşa! (Filmde de geçiyordu. Sevdiğim bir laftır. Hatırladım, yazayım dedim.)



Avril Lavigne - Alice
 

21 Nisan 2010 Çarşamba

Büyümek... o.o

Hmm... Küçük bir ihtimal ama, yani hani belki, büyümüş olabilir miyim? o.O
Pazartesi günü staja başladık. o.o Büyük bir şey değil tabii sadece 1 haftalığına. İlköğretime gidip derslerine giriyoruz. Anadolu Öğretmen okullarına böyle zorunlu bir staj koymuşlar işte. Belki de öğretmenliği sevdirmek adına yapmışlardır ama şahsen benim fikrim yine değişmedi :D. Hala öğretmenlik okumayı aklımdan geçirmiyorum xD. Mimarlık *.* ahhh... İnşallah kazanabilirim. *iç çeken ifade* (Evet, bizim gibiler öğretmen okullarını ziyan ediyor. xD) Ama ilköğretimdeki çocuklar (bazıları hariç~) çok tatlılar *-*. Yerim ben onları ya insanın kanı ısınıyor hemen onlara :). Onların arasındayken insan düşünmeden edemiyor, küçükken biz de mi böyleydik be? xD Yanlız çok büyük bir fark var aramızda, ki bunu yapmadığımıza kesinlikle eminim, okulda dersine girdiğimiz girmediğimiz bizi gören nerdeyse bütün öğrenciler facebookumuz olup olmadığını sorup, tam adımızı ve soyadımızı istediler eklemek için. xD Gençlik nereye gidiyor ya xD

Okulların kapanmasına az kaldı sayılır. Bu gerçek bir yandan mutluluk verirken bir yandan da çok sıkıntılı :(. Şöyle ki: Ygs/Lys yaklaşıyor *saç baş yolan ifade* (ben daha bu tempoyla gidersem zaten 2-3 sene sonraki sınavlara anca hazır olurum), ve tabii ki okulumuzun ayrılmaz parçası yazılılar!
Ahh bu yazılılar bana kafayı yedirtecek. (Shit! Şimdi aklıma geldi bir de dönem ödevi vardı, hala teslim etmedim *^*) Ve şimdi işin yoksa bir de yerlerde sürünen o fiziğimi ve kimyamı al da doğru düzgün bi şekle sok. Böhüüü T^T

Geçenlerde daha türkçe dublajı yapılmamış, altyazısı (fansublar dahil) bile çıkmamış bir film izledim. Kendi çapımda ilkleri deniyorum :D. Filmin adı Starstruck. Disneyin yeni filmlerinden biri. Aşırı güzel değil ama vakit geçiricek hoş bir filmdi. (Tabii hikayesi klasikti. :P)
Filde başrol oyuncelarından biri Sterling Knight ve ben o çocuğun gözlerinin bu kadar açık bir mavi olduğunu hiç farketmemiştim. O nasıl bir maviliktir ya *o*. (yine de çokcuğu o kadar yakışıklı bulmuyorum o ayrı mesele xD) Neyse buynlar bir yana altyazısız ingilizce bir filmi (ufak tefek ayrıntılar dışında~) anlayabilmek çok hoşuma gitti ^.^.

Aslında bi dahaki postta kendi piyano videomu ekiyeceğim diye planlıyordum hep ama şimdi canım hiç uğraşmak istemiyor. Doğru düzgün çal, onu videoya çek, yükle, kes, kırp falan ohooo... :D Artık bir dahaki sefere kaldı. O zaman ben şimdi blog müziğini değiştirip, kaçayım. xoxo (dermişim xD).

B'z - Ichibu to Zenbu


30 Aralık 2009 Çarşamba

Yok Bir Daha Değişiklik! o_O

Bir türlü alışamamıştım o yeni temanın karanlığına ya. Allah'tan eski temayı yedek olarak kaydetmiştim onu geri yükledim *.* . Yaşasın canım temam *.* (Evet, temamı seviyorum u.u)
Aslında bir kere değştirmeye başlayınca baya yeni bir şeyler denemiştim ama cık olmadı. En iyisi en sade ve şeker olan eski temam diyip geri döndüm. (: .
Bu kodlarla modlarla uğraşmak ne zor şeymiş ya. Bir dahakine eğitimini falan almadan ya da bir yerlerden öğrenmeden uğraşmaya kalkmam artık yani :D .
Eh neyse...
Pfff... Bunlar rahat olan son bir kaç günüm. Ta-ta-ta-taaaam... Yazılılar geri döndü! Bu sefer daha çok çalışmam lazım. İlki düşük olan dersleri yükseltmem lazım falan. Biraz önce e-okul'dan notlarıma baktım. İngilizceden ilk dördümü almış bulunuyorum. (Bir daha yazılı falan kaçırmayacağım. Sonradan girince böyle oluyor. -dört almış hala da beğenmiyor diyecek olan varsa benim en çok üstüne düştüğüm hatta zevkine ilgilendiğim derstir ingilizce-)
Ve tarih... Ben bu dersi anlamıyorum ya. Çalışsam da düşük alıyorum, çalışmasam da nasıl bir iş bu çözemedim. Neyse ben yine de notları sürünmekten kurtarmak için çalışmaya çalışacağım. -.-

~To Be Continued~ xD

Bu arada Jensen'in filmlerinden My Bloody Valentine'i de izledim. *.* Smallville ve Supernatural'ı da izliyorum. Az kaldı piyasada ne kadar filmi/dizisi varsa izleyeceğim.U_U Sırada Devour var. Onu bulmam lazım bir yerden. *sinsi smile* xD

23 Aralık 2009 Çarşamba

Jensen-Jensen-Jensennn!~~ *.*

Ahh... Bayılıyorum bu adama ya. Supernatural'daki rölü yüzünden mi yoksa yakışıklılığından mı bilmiyorum (sanırım dean karakterinin katkısı çok büyüktür.) ama bayılıyorum işte ya :D.
Hakkında kısacık bilgi...
Tam adı, Jensen Ross Ackles. 1 Mart 1978 (31 yaşında o.o), Dallas, Teksas doğumlu. Boyu 1.85 (yine de bazen diğer oyuncuların yanında kısa kalıyor. -.-). Babası da profesyonel bir aktörmüş.
Kendinden 3 yaş büyük bir abisi ve 7 yaş küçük bir kız kardeşi varmış. İlkokul, ortaokul ve liseyi Richardson, Teksas'ta okumuş.

Oynadığı dizi/fimlerden bilinen bazıları:
-Supernatural
-My Bloody Valentine
-Ten Inch Hero
-Devour
-Smallville (22 bölümünde)

Kabul ediyorum, Jensen'in çok kötü bir takipçisiyim. Şuana kadar tam anlamıyla izlediğim bir tek Supernaturel var. Smallville bir ara izliyordum ama bırakmıştım sonra devam ederim diye ve onun oynadığı bölümlere daha gelmemişim (yoksa hayatta bırakmazdım falan asdasdf xD ), bi ara ona da devam etme kararı aldım :), Ten Inch Hero şuanda yükleniyo alt pencerede birazdan onu izleyeceğim ve en kısa zamanda da My Bloody Valentine ve Devour'u da izleyeceğim.
Aslında My Bloody Valentine'i nasıl izlemedim ben hala kendime inanamıyorum. Bir keresinde arkadaşlarla sinemaya gitmiştik. My Bloody Valentine'in hala vizyonda olduğu bir zamandı. (Hem de 3D T_T) Ama ben dikkatsiz daha önce onda kimlerin oynadığına bakmamıştım. (Aslında o gün hazırlıksız gitmiştim sinemaya vizyondakilere falan hiç bakmamıştım zaten.) Ve poster de malum Jensen'in mensenin resmi yok ki düşsün benim jeton =_=" . Neyse biz de o gün kızlarla Gelinlerin Savaşı'na girdik. (Güzel filmdi aslında eğlendik baya izlerken :) ) Ve çıkışta da filmin posterinin önünde resim çekilmiştik. Ve tahmin edin onun yanında hangi filmin posterinin yarısı fotoğrafta görünüyor!! Jensen'in oynadığını öğrendikten sonraki bir zamanda fotoğrafa tekrar baktığımda gördüm bu ayrıntıyı da T_T. Pff... Neyse artık napalım, önümüzdeki filmlere bakacağız :D .
Öhm... Artık toparlayayım iyice çenem düştü yine... Ve işte Jensen avatarları! :P (yaklaşık 4-5 gündür netim yoktu -dün de dahil- ve dün de okulu ekince bol bol boş vaktim oldu ve netsiz yaşamda yapabileceğim şeylerin en zevklilerinden birini yaptım. Jensen avatarları!!! xD
(O güzelim yeşil gözler maviye dönmekten bi hal oldu xD -orjinal gözleri yeşil ama bazı avatarlarda yeşili bazı avatarlarda da maviyi öne çıkarıyorum U.U-)

Photobucket Photobucket Photobucket
Photobucket Photobucket Photobucket
Photobucket Photobucket Photobucket



Bu arada postu ha göndereceğim ha gönderdim derken filmi izledim bitirdim. xD
Ahhh... Jensen yine harika *.* yay!~~ (Aslında film çok da güzel değildi sanırım ama Jensen'i izlediğimden dolayı beni sıkmadı. Yani bu filmde benim eleştirime güvenmeyin. :D )Yanlız film biraz üst yaş grubuna hitap ediyor. Yani bazı kısımları... O yüzden küçük yaş grubunu uzak tutun -ya da siz küçükseniz uzak durun-

Eeee... Iıııı... Şey bu da bi tane wallpaper denemesi ^^" (Tamam durun yuhalamayın o.o) wallpaper pek çalışmadığım için biraz (biraz mı? o.Ô ) acemiyim bu konuda. Ama zamanla daha iyi yaparım inş. (:
-1440x900-