Demin telefonumdan meymenetsiz ruh halimi ve koltuğun kenarına çarpan ayak parmağımın acısını yansıtan bi yazı yazdım. Tam göndercektim ki... 'cancel'a bastım. T-T hani yazının bi değeri olmasa da siniri bozuluyor insanın, o kadar dökmüşüm kelimelere. Belki bi kaç saat sonra aynısını tekrar yazabilirim de, belli olmaz.
Ahhh ahhh nerde benim bilgisayarım. O böyle yapmazdı. Taslak atardı, emin misin derdi, 'bak günah benden gider'e kadar getirirdi... Ruhsuz telefon!
(evet psikolojim de bozuldu, çok mu belli oluyor?)
8 Haziran 2011 Çarşamba
5 Haziran 2011 Pazar
A Floynter Production
Karşınızda Dougie Poynter ve Tom Fletcher. Videoyu demin buldum.
Videoyu nasıl çekmişler ya? Nasıl öyle sabit ilerliyorlar? Neye binmişler öyle? Bilen, fikri olan?
Kaç gündür canım sıkkın. Stres, çalışamama kabusu, sivilceler derken son iki gündür biraz daha rahatladım, çok şükür. Dün bir arkadaşımla mesajlaşmak iyi geldi. Aynı durumdaki insanlar birbirini teseli etmekte iyi oluyor genelde. Gerçi durumumuz tam olarak aynı değil, o çalışabiliyor ama neyse. Bni vuran lafı da şu oldu: "Bu sınava bir daha hazırlanacak olsan bile bundan daha fazla çalışmazsın ki. Senin yapın bu." Evet, haklı olduğuna inandım ve biraz da olsa rahatladım. :)
Ve bu gün bu videoyu izlemek beni bilmediğim bir nedenle mutlu etti. He bi video daha var onu da alta ekleyeyim. McFly ve David Garret Popstar to Operastar programında birlikte çalmışlar. Geçen sene McFly'dan Danny katılmıştı o programa, yarışmacı olarak. Opera performansı beni cidden şaşırtmıştı. Adamda iyi ses var ya :). David Garret'ı da daha önce youtube'da görmüştüm ve hayran kalmıştım. Dünyanın en hızlı keman çalma rekorunu kırdı. Dehşet bir yetenek, kemanı cidden konuşturuyor. Bu insanların beraber performansını görmek cidden mutlu etti beni :D. Twitter'dan takip ettiğim için McFly'ın programa çıkacağını biliyordum ama David Garret süpriz oldu, harika bir süpriz. Program bi kaç saat önceydi, bu kadar çabuk youtube'a düşmesini ne kadar seviyorum anlatamam. :))
Videoyu nasıl çekmişler ya? Nasıl öyle sabit ilerliyorlar? Neye binmişler öyle? Bilen, fikri olan?
Kaç gündür canım sıkkın. Stres, çalışamama kabusu, sivilceler derken son iki gündür biraz daha rahatladım, çok şükür. Dün bir arkadaşımla mesajlaşmak iyi geldi. Aynı durumdaki insanlar birbirini teseli etmekte iyi oluyor genelde. Gerçi durumumuz tam olarak aynı değil, o çalışabiliyor ama neyse. Bni vuran lafı da şu oldu: "Bu sınava bir daha hazırlanacak olsan bile bundan daha fazla çalışmazsın ki. Senin yapın bu." Evet, haklı olduğuna inandım ve biraz da olsa rahatladım. :)
Ve bu gün bu videoyu izlemek beni bilmediğim bir nedenle mutlu etti. He bi video daha var onu da alta ekleyeyim. McFly ve David Garret Popstar to Operastar programında birlikte çalmışlar. Geçen sene McFly'dan Danny katılmıştı o programa, yarışmacı olarak. Opera performansı beni cidden şaşırtmıştı. Adamda iyi ses var ya :). David Garret'ı da daha önce youtube'da görmüştüm ve hayran kalmıştım. Dünyanın en hızlı keman çalma rekorunu kırdı. Dehşet bir yetenek, kemanı cidden konuşturuyor. Bu insanların beraber performansını görmek cidden mutlu etti beni :D. Twitter'dan takip ettiğim için McFly'ın programa çıkacağını biliyordum ama David Garret süpriz oldu, harika bir süpriz. Program bi kaç saat önceydi, bu kadar çabuk youtube'a düşmesini ne kadar seviyorum anlatamam. :))
15 Mayıs 2011 Pazar
gece.
Çok sulugöz olduğumu farkediyorum bazen. Ağladım yine gece gece. Gözlerim kızardı, yanıyor hafiften. Burnumu da dolu dolu hissediyorum. Şu ağlamayı kestiğinizde başınızın dönmeye başladığı bi aşama vardır ya, o haldeyim. Müziğe verdim kendimi. McFLY, Adele ve Lemonade Mouth dinlersem kendime gelirmişim gibi hissediyorum. Belki arada Candan Erçetin, Avril falan dinlerim. Avril eski takıntım, Adele ve Lemonade Mouth yeni ( L.M. pek uzun süreli dinlemem gibi görünüyor ama.). McFLY ve Candan Erçetin ise vazgeçilmezlerimden. Biliyorum dinlediklerim pek aynı çizgide değil ama öyle olsa biraz sıkıcı olurdu sanki. Zaten dinlediğim şeyi sevdiysem türü önemli değil, bayıla bayıla tekrar tekrar dinlerim. Zaten Lemonade Mouth da öyle oldu. Bu tarz dinlemezdim pek ama Determinate şarkısı bütün gün dilime takılabiliyor. Ve sözlerin az bir kısmını biliyor olmak da beni deli ediyor, dilime dolanıyor ama söyleyemiyorum. Bu sefer daha çok dinleyesim geliyor :D. He, bu Lemonade Mouth da disney'in yeni bi filmiymiş. Müzikleri iyi bence. 'Determinate' çok dinlenesi, tavsiye ederim :).
Ve Adele <3. Kadının müthiş bi sesi var! Ve bu sesi doğru şarkıda muhteşem bi şekilde kullanınca gel de dinleme yani. 'Rumour Has It' ve 'Someone Like You' dinle, dinle, dinle, dinle o.o... Ev-vet, yeni tarzlara yelken açıyorum :). Benimle benzer müzik zevkine sahip olan var mıdır? :D bunların hepsine birden bayılan bir kişi daha? Şu sınavları bi atlatayım, someone like you'yu piyanoda çalmaya çalışacağım. İnşallah becerebilirim, çok istiyorum *.*. Bu arada matematik, ingilizce ve fen sınavlarına başvurdum. Sayısalım, ingilizce de öylesine, ne yapabilirim acaba diye merakımdan. Sınav demişken söyleyeyim bari YGS sonucum pek parlak değil. İnşallah LYSde aynı olmaz. Çünkü baya bi yükseltmem lazım o sıralamayı. Mimarlık istemeyin insanlar, bana yer kalsın, lütfen :P. (cidden mimarlık yazmak c planıysa yazmayın ya, sevmedikçe okunacak bölüm değil zaten.) Neyse işte saçmalamaya da başladım, ben en iyisi müziğimle baş başa kalayım :D. Tabi bi de uyumam lazımdı, şimdi hatırladım. (sulugözden girdim, müzikte kaybolup sınavdan çıktım ya :P)
Ve Adele <3. Kadının müthiş bi sesi var! Ve bu sesi doğru şarkıda muhteşem bi şekilde kullanınca gel de dinleme yani. 'Rumour Has It' ve 'Someone Like You' dinle, dinle, dinle, dinle o.o... Ev-vet, yeni tarzlara yelken açıyorum :). Benimle benzer müzik zevkine sahip olan var mıdır? :D bunların hepsine birden bayılan bir kişi daha? Şu sınavları bi atlatayım, someone like you'yu piyanoda çalmaya çalışacağım. İnşallah becerebilirim, çok istiyorum *.*. Bu arada matematik, ingilizce ve fen sınavlarına başvurdum. Sayısalım, ingilizce de öylesine, ne yapabilirim acaba diye merakımdan. Sınav demişken söyleyeyim bari YGS sonucum pek parlak değil. İnşallah LYSde aynı olmaz. Çünkü baya bi yükseltmem lazım o sıralamayı. Mimarlık istemeyin insanlar, bana yer kalsın, lütfen :P. (cidden mimarlık yazmak c planıysa yazmayın ya, sevmedikçe okunacak bölüm değil zaten.) Neyse işte saçmalamaya da başladım, ben en iyisi müziğimle baş başa kalayım :D. Tabi bi de uyumam lazımdı, şimdi hatırladım. (sulugözden girdim, müzikte kaybolup sınavdan çıktım ya :P)
24 Nisan 2011 Pazar
Pasta yaptımmm...
Yarın babamın doğum günü. Hediye alamayacağım ama pasta yaptım ona :).Ve yarın okul günü olduğu için yurtta olacağımdan bugün kutladık.
vee işte pastam...
Şu damla çikolataları tek tek dizmek işkence gibiydi. Yaparken böyle yapmasamıydım diye çok düşündüm ama son görüntü güzel oldu sanki :D. (fotoğrafı çekmeden önce pastanın öünde kalan kremaları temizlesem iyi olurmuş. Dilimi de düzgün koyamamışım ^^")
Pastanın arasında krem şanti, eritilmiş sütlü çikolata ve çilek karışımından oluşan bir krema ve muz var. Üstüne de krem şantiyi yapıp şekere yatırdığım çileklerin suyunu karıştırdım içine. (çilekleri şekerle karıştırıp bekletince çok güzel suyunu salıyor, parıl parıl görünüyor *-*.)
Eh öyle işte. Onun dışında gene ders çalışamıyorum. Önümde LYS denen bir sınav var. (konularını seviyorum ama bir türlü ders çalışma şevkim gelmiyor pff.) Hee bi' de yarın kimya ve biyoloji yazılım var. Ee bi' de daha matematikten aldığım dönem ödevi bitmedi. Bütün bunların yanında da masamın yanındaki piyanom bana melül melül bakmakta...
her ne kadar azıcık oynasam da, fotoğraf çekip PS'de oynamayı özlemişim... Resim çizmeyi de... Piyano çalmayı da... Moron gibi dizi-film izlemeyi de... Manga okumayı da... Doğru düzgün ders çalışıp vicdan azabı çekmemeyi de... Özledim.
vee işte pastam...
Pastanın arasında krem şanti, eritilmiş sütlü çikolata ve çilek karışımından oluşan bir krema ve muz var. Üstüne de krem şantiyi yapıp şekere yatırdığım çileklerin suyunu karıştırdım içine. (çilekleri şekerle karıştırıp bekletince çok güzel suyunu salıyor, parıl parıl görünüyor *-*.)
Eh öyle işte. Onun dışında gene ders çalışamıyorum. Önümde LYS denen bir sınav var. (konularını seviyorum ama bir türlü ders çalışma şevkim gelmiyor pff.) Hee bi' de yarın kimya ve biyoloji yazılım var. Ee bi' de daha matematikten aldığım dönem ödevi bitmedi. Bütün bunların yanında da masamın yanındaki piyanom bana melül melül bakmakta...
her ne kadar azıcık oynasam da, fotoğraf çekip PS'de oynamayı özlemişim... Resim çizmeyi de... Piyano çalmayı da... Moron gibi dizi-film izlemeyi de... Manga okumayı da... Doğru düzgün ders çalışıp vicdan azabı çekmemeyi de... Özledim.
3 Nisan 2011 Pazar
KemKüm.
Blog yazmak istiyorum ama ne yazmak istediğimden emin değilim. O yüzden konudan konuya atlayabilirim...
YGS geçti... İyi değildi ama bir 'oh' çektim en azından. Ygs'ye çalışmak çok kasıyordu beni. Tamam zaten o kadar çok da çalışmıyordum ama yine de daraltıyordu. Ve şimdi aklıma geldi, bugün kitapçıklar yayınlanacaktı. Şu anda bir yandan da oraya bakıyorum(sayfa açılmıyor, sonra denerim.). Şu YGSde şifre iddasıydı, hatalı sorulardı falan... YGS geçse de kafa şişirmeye devam ediyor. =_=
Neyse ben LYSye bakmak istiyorum artık. Açıkçası lise boyunca yazılılarına önceki gece çalışıp girdiğim konuları pek ürkütücü bulmuyorum. :D İnşallah bundan sonra (kısa bir süre de olsa) istediğim gibi çalışabilirim. Sadece biyolojiyi nasıl halledeceğimi bilmiyorum. ^_^"
McFly, McFly, McFly~ Bazen cidden çok takıyorum bu gruba. Hele son zamanlarda iyice coştum zaten, sürekli McFly dinlemek istiyorum. Ama hep aynı şeyleri de değil. Mesela bazı şarkıları farklı yerlerde canlı söylerken, akustik versiyonlarını yaparken falan değiştiriyorlar. Gidip onları izliyorum. Nasıl psikopatça bir zevk aldığımı anlatamam :D. Bir müzik grubuna bu kadar sevgi ve sempati beslemek normal mi bilmiyorum ama çoğu zaman hoşuma gidiyor. :D Neyse zamanla geçer zaten.
1 Nisan akşamı süperdi. Londra'da Wembley stadında McFly'ın konseri vardı. Tabi ki oraya gitmedim, nerdeee... Ama konseri sitelerinden ve (kardeşime indirttiğim) iphone eklentisinden canlı yayınlıyorlardı. Sitelerine üye değilim, çünkü ücretli. Ve iphone eklentisi olayını öğrendiğim zaman, ilk defa iphonum olmasını istedim :D. Şanslıyım ki kardeşlerim iphone neslinden :D. Tabi böyle bir zımbırtının sorunsuz çalışmasını beklemek fazla iyimserlik gerektirir. Başlarda yayın problemliydi. Ses var görüntü yok, hatta bazen hiçbir şey yok. Ama düzeldi neyse ki. Bi ara baya sinir olup 'paramı geri istiyorum' diye sızlanmayı düşünmüş olsam da (eklenti ücretliydi tabi ki), konserin izleyebildiğim kısmı yetti mızmızlanmayı kesmeme. :D.
Sahnede yaydıkları enerji ekrandan bile hissediliyor. Konser verirken gerçekten eğleniyorlar, birbirleriyle şakalaşıyorlar, süprizlar yapıyorlar vs. Ve cidden hayranlarını önemsiyorlar. Grubu kurmadan önce tanışmamalarına rağmen harika bir takım ruhları var. Tabi grubun kuruluşunun üstünden de 7,5-8 yıl geçmiş şimdi :D.
Bu videoyu izlemekten bıkmıyorum!! Ama cidden sadece bana mı öyle geliyor yoksa grubu bilmeyen biri de onları sempatik bulur mu?
[*1:28'de Dougie :D. -See you after the break. Don't touch ANYTHING! xD
*3:00 Dougie. -We're not funny.]
YGS geçti... İyi değildi ama bir 'oh' çektim en azından. Ygs'ye çalışmak çok kasıyordu beni. Tamam zaten o kadar çok da çalışmıyordum ama yine de daraltıyordu. Ve şimdi aklıma geldi, bugün kitapçıklar yayınlanacaktı. Şu anda bir yandan da oraya bakıyorum(sayfa açılmıyor, sonra denerim.). Şu YGSde şifre iddasıydı, hatalı sorulardı falan... YGS geçse de kafa şişirmeye devam ediyor. =_=
Neyse ben LYSye bakmak istiyorum artık. Açıkçası lise boyunca yazılılarına önceki gece çalışıp girdiğim konuları pek ürkütücü bulmuyorum. :D İnşallah bundan sonra (kısa bir süre de olsa) istediğim gibi çalışabilirim. Sadece biyolojiyi nasıl halledeceğimi bilmiyorum. ^_^"
McFly, McFly, McFly~ Bazen cidden çok takıyorum bu gruba. Hele son zamanlarda iyice coştum zaten, sürekli McFly dinlemek istiyorum. Ama hep aynı şeyleri de değil. Mesela bazı şarkıları farklı yerlerde canlı söylerken, akustik versiyonlarını yaparken falan değiştiriyorlar. Gidip onları izliyorum. Nasıl psikopatça bir zevk aldığımı anlatamam :D. Bir müzik grubuna bu kadar sevgi ve sempati beslemek normal mi bilmiyorum ama çoğu zaman hoşuma gidiyor. :D Neyse zamanla geçer zaten.
1 Nisan akşamı süperdi. Londra'da Wembley stadında McFly'ın konseri vardı. Tabi ki oraya gitmedim, nerdeee... Ama konseri sitelerinden ve (kardeşime indirttiğim) iphone eklentisinden canlı yayınlıyorlardı. Sitelerine üye değilim, çünkü ücretli. Ve iphone eklentisi olayını öğrendiğim zaman, ilk defa iphonum olmasını istedim :D. Şanslıyım ki kardeşlerim iphone neslinden :D. Tabi böyle bir zımbırtının sorunsuz çalışmasını beklemek fazla iyimserlik gerektirir. Başlarda yayın problemliydi. Ses var görüntü yok, hatta bazen hiçbir şey yok. Ama düzeldi neyse ki. Bi ara baya sinir olup 'paramı geri istiyorum' diye sızlanmayı düşünmüş olsam da (eklenti ücretliydi tabi ki), konserin izleyebildiğim kısmı yetti mızmızlanmayı kesmeme. :D.
Sahnede yaydıkları enerji ekrandan bile hissediliyor. Konser verirken gerçekten eğleniyorlar, birbirleriyle şakalaşıyorlar, süprizlar yapıyorlar vs. Ve cidden hayranlarını önemsiyorlar. Grubu kurmadan önce tanışmamalarına rağmen harika bir takım ruhları var. Tabi grubun kuruluşunun üstünden de 7,5-8 yıl geçmiş şimdi :D.
Bu videoyu izlemekten bıkmıyorum!! Ama cidden sadece bana mı öyle geliyor yoksa grubu bilmeyen biri de onları sempatik bulur mu?
[*1:28'de Dougie :D. -See you after the break. Don't touch ANYTHING! xD
*3:00 Dougie. -We're not funny.]
Bunun yanında müzikal olarak da hepsinin kendi çapında harika olması ve bunu grup olarak da yansıtabilmeleri benim asıl hayranları olma sebebim :):).
(Danny... Her ne kadar yeteneğine hayran olsamda, tavırları... pek alışılamayan biri işte. Yapıyor böyle şeyler. xD)
(Danny... Her ne kadar yeteneğine hayran olsamda, tavırları... pek alışılamayan biri işte. Yapıyor böyle şeyler. xD)
Yazan: tipik mcflyer... :D
8 Mart 2011 Salı
Blogger.
Blogger olmak çok eğelenceli. Kendini yansıtmaya çalıştığın bir sayfan oluyor. Bu kadar. Buranın kullanım amacı bu, di mi? Yasak neden geliyor peki? Usulüne uygun kullanmayanları engellemek için mi?
Engelleyebilirler mi?...
Durup durup bir şeyler yasaklıyorlar. Niye bu kadar aşırıya kaçmak zorundalar ki?
Bu yasaktan etkilenenler ve etkilenmeyenler neye göre ayrılıyor bilmiyorum ama ben etkilenmediğim için memnunum. Çünkü değer verdiğim, sevdiğim bir şeyin mantıksal bir açıklaması bile olmadan benden alınması cidden sinirlerimi bozardı.
Bu yasağın sonucu ne olacak çok merak ediyorum. Bloglarını seven ama onlara erişemeyen bir avuç blogger pes edip blogspot yerine başka bir uzantı getirerek mi devam etsin? Amaç bu mu?
Blogtan lig tv yayını yapılıyormuş, olmaz. (Zaten nefret ediyorum lig tv'den daha ne kadar körükleyebilirler nefretimi acaba?)
E google da kapansın. İsteyen, her istediğine ulaşıyor ordan. Olmaz ki öyle...
Engelleyebilirler mi?...
Durup durup bir şeyler yasaklıyorlar. Niye bu kadar aşırıya kaçmak zorundalar ki?
Bu yasaktan etkilenenler ve etkilenmeyenler neye göre ayrılıyor bilmiyorum ama ben etkilenmediğim için memnunum. Çünkü değer verdiğim, sevdiğim bir şeyin mantıksal bir açıklaması bile olmadan benden alınması cidden sinirlerimi bozardı.
Bu yasağın sonucu ne olacak çok merak ediyorum. Bloglarını seven ama onlara erişemeyen bir avuç blogger pes edip blogspot yerine başka bir uzantı getirerek mi devam etsin? Amaç bu mu?
Blogtan lig tv yayını yapılıyormuş, olmaz. (Zaten nefret ediyorum lig tv'den daha ne kadar körükleyebilirler nefretimi acaba?)
E google da kapansın. İsteyen, her istediğine ulaşıyor ordan. Olmaz ki öyle...
7 Mart 2011 Pazartesi
Sakin...
...olmaya çalışıyorum ama her an delirebilir, bir ağlama krizine girebilir, bağırıp çağırabilir, kendimi bunalımdan bunalıma sokabilirim. Neden? Neden olacak gerizekalıyım da ondan. Yapmam gerekenleri bildiğim halde yapmadım da ondan. Ve hazırlıksızım. Yani en azından öyle olduğumu düşünüyorum. Ama kesinlikle yeterince hazırlıklı değilim. Büyük gün yaklaştı. 2 adım ötemde duruyor sınav. Bunları düşünsem de sürekli, mesela bugünü eline kalem almadan geçirmiş olmak benim ironim. Kafadan çatlak, yarım yamalak yaşayıp gidiyorum; yapmamam gerektiğini bildiğim halde...
Az önce ösym'nin sitesine girdim. Giriş şifremi değiştirdim ve sınav yerimi öğrendim.
Ösys başvuru kayıt bilgilerinde şöyle bir bölüm var:
YGS'ye Girme İsteği: YGS'ye girmek istiyorum. |Hı-hı, tabi. Hatta üni.ye girebilmek için sınav yapmalarını da ben istemiştim.
Pfff... Neyse stres yapıyorum işte. Hatta geçen gün baya kötü oldu bu stres işi. Ağlama krizine bi' girdim, giriş o giriş. Hatta hala ağlamak istiyorum. Neyse işte öss çocuğuyum...
Tam kurumamış boyaya oturdum! Kabanım mahvoldu ve yedeğim yok. Aksi gibi havalarında kötüleşeceği tuttu. Dün annemle belki sezon sonu bir şeyler kalmıştır diye kaban bakmaya gittik ama bulamadım hiçbir şey. Bugün de okula gitmedim. Kuru temizlemeciye verdim kabanı, yarın göreceğiz artık nasıl olacak.
İnsanlar tuhaf. Kabanım olmadığı için okula gitmeyeceğimi söylediğimde nedense bir şaşkınlık ifadesiyle "bu yüzden mi gitmeyeceksin?" diyorlar. Evet, bu yüzden. Ne yapayım? Donarak mı gideyim? Sınav öncesi de şöyle güzelce bir hasta olmak gibisi de yoktur zaten di mi? Hasta demişken, zaten de biraz hasta gibiyim. Burnum akıyor, hapşuruyorum, başım ağrıyor... Kötü hüssetmek berbat bir şey. Hele ruh halinde de meymenet yoksa...
Az önce ösym'nin sitesine girdim. Giriş şifremi değiştirdim ve sınav yerimi öğrendim.
Ösys başvuru kayıt bilgilerinde şöyle bir bölüm var:
YGS'ye Girme İsteği: YGS'ye girmek istiyorum. |Hı-hı, tabi. Hatta üni.ye girebilmek için sınav yapmalarını da ben istemiştim.
Pfff... Neyse stres yapıyorum işte. Hatta geçen gün baya kötü oldu bu stres işi. Ağlama krizine bi' girdim, giriş o giriş. Hatta hala ağlamak istiyorum. Neyse işte öss çocuğuyum...
Tam kurumamış boyaya oturdum! Kabanım mahvoldu ve yedeğim yok. Aksi gibi havalarında kötüleşeceği tuttu. Dün annemle belki sezon sonu bir şeyler kalmıştır diye kaban bakmaya gittik ama bulamadım hiçbir şey. Bugün de okula gitmedim. Kuru temizlemeciye verdim kabanı, yarın göreceğiz artık nasıl olacak.
İnsanlar tuhaf. Kabanım olmadığı için okula gitmeyeceğimi söylediğimde nedense bir şaşkınlık ifadesiyle "bu yüzden mi gitmeyeceksin?" diyorlar. Evet, bu yüzden. Ne yapayım? Donarak mı gideyim? Sınav öncesi de şöyle güzelce bir hasta olmak gibisi de yoktur zaten di mi? Hasta demişken, zaten de biraz hasta gibiyim. Burnum akıyor, hapşuruyorum, başım ağrıyor... Kötü hüssetmek berbat bir şey. Hele ruh halinde de meymenet yoksa...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

