House etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
House etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2010 Pazartesi

~

Ne kadar dinlersem dinleyeyim hiçbir değişme yok. Sevmedim. Nefret ettim. İlk dört albümden sonra bu ne ya? Öhmm... Neyse bu konuyu Aralık'a kadar kapatıyorum. O zamana kadar klasik müzikle kafayı bulacağım. o.ô
Şaka bir yana seviyorum klasik müziği ya. Sanırım bu sene de test çözerken falan iyi gider. İyisi, ben bu sene daha çok klasik dinleyeyim. Piyano dinleye dinleye de Nodame Cantabile izleyesim geldi be...

House! ♥ 2. sezonu bitirdim~ (Gece gündüz izlersem tabi biter o.ô) Neyse önümüzde daha 4+ sezon var :D.

Bu iş böyle gitmez. Bugün yarın gidip piyano kursuyla konuşup, en azından dershane açılmadan önce kalan şu son ayımı değerlendirmem lazım. Eğer mümkünse haftada 2 ders isteyeceğim. Beni ancak oyalar. Ve kursa gidemeyeceğim önümüzdeki 1 sene için tatmin eder biraz.

16 Temmuz 2010 Cuma

Boğuluyorum.

Odam hava almıyorrrr! Pencerem 7/24 açık ve yine de odam havasız ve üstelik sıcak. Aynı hamama döndü ya. Bilgisayar başında zor duruyorum. Boncuk boncuk terlerim akıyor. Geçen gün masa üstüne konan küçük fanlardan görmüştüm. Babama yalvardım alalım diye. Arkadşımda var, hani çok serinletmese de şu durumumdan iyidir. Ama yok adamın inadı tuttu yine, işe yaramaz onlar diyor. Otur salonda serin orası.
Bilgisayar başında serinlemek için lıkır lıkır soğuk su-meyvesuyu içiyorum, dondurma yiyorum, alıyorum elime dershanenin ödev kartonunu (hani şu hiç kullanmadığım xD, şimdi işe yarıyor...) yelleniyorum. Ama yok! Aman be başlayacağım bilgisayarına da, kalkıyorum başından. Zaten canım da sıkılmaya başlamıştı. Balkonda oturacağım ben. Alırım elime kitabımı, annemin ev yapımı buz gibi vişne suyunu... *.* Ohhh... Şimdiden bir serinlik geldi.
Aha buldum! Akşam akşam ne balkonda kitabı o.ô? House izleyeyim ben. Takarım televizyona dvdmi, balkondan görünüyo televizyon zaten. Bir yandan püfür püfür essin... Ben de House izleyeyim~ *.* (2. sezondayım, bir kaç güne biter ama bu sezon da  :D)
Yay! Dizikolik ben~  :P

29 Haziran 2010 Salı

bebe.

Büyüdüğü halde hala bebe bisküvisi yiyen var mı? Ben çok severim. Sütle, çayla falan çok iyi gidiyor :D. Tavsiye ederim u.u
Bizde özellikle küçük kardeşim çok sever -küçük dediysem bebek değil aramızda 3 yaş var. Bugün yine almış dayanamadım yedim. Daha doğrusu içtim aslında. Yıllardır yediğimiz için yöntem geliştirdik artık xD. Evdeki en büyük bardakları alıyoruz, içine koyuyoruz bisküvileri, sonra sütü döküyoruz üstüne -bütün bisküvilerin ıslanmasına özen göstererek u.u- vee karıştırıyoruz bir güzel. Yummy~ (Evet, bir bardak da bunu yazarken bitirdim x))

House 1. sezon bitti.~♥  İzle izle moronlaştım gibi hissediyorum. Yine 6 bölüm birden izledim -büyük ekranda. Bilgisayarda deli gibi dizi veya anime izlerken -yani ara vermeden önce- daha çok izleyebiliyordum sanki. Ara vermeden izle babam izle. Yaşlandım mı ne o.ô?

Ps'ye dönüş yaptım. Aslında daha çok bilgisayar bağımlılığıma dönüş yaptım da denilebilir. (Kısa bir ara oldu ama :D) Day'cik sağolsun, sayesinde texture kaynaklarımı karıştırırken tekrar birşeyler yapasım geldi ve bütün gün aklımda "ps açsam mı" düşüncesiyle dolanmaya başladım tekrar.

Geçen gün pas atmak için yaptığım bir-iki ıvır zıvır...




Photobucket Photobucket Photobucket
Photobucket Photobucket

23 Haziran 2010 Çarşamba

bip.

Evet, aklıma yine başlık gelmedi ^^"
Önceki postu gönderdikten sonra açtım photoshopu. =o= Bu yandaki şey çıktı ortaya sonunda. (eleştirilere açığım, şahsen ben de pek beğenmedim.) Texture dosyalarını ayıklamaya yine üşendiğim için kullanmadım ama şunu farkettim ki texturelerimi özledim ben ya üü.
Ve bu arada kullanıcı adımı değiştirdim. Aslında pek değiştirdim sayılmaz sadece çevirdim.
hotaru - firefly - ateşböceği
japonca - ingilizce - türkçe
Böyle bir şey işte. Bu aralar firefly hoşuma gitmeye başladı. Ama blogun adını değiştirmeyi pek düşünmüyorum. Hotaru kalsın o. Gündüz bir türlü kendime gelemediğim ve sürekli uyuduğum için şimdi uykum gelmiyor. Ama biraz daha bilgisayar başında kalırsam, sabahlarım burda. Sonra sabah babana yakalan, bir sürü fırça ye, sonra tam da uykun gelmiş, mayışık kıvamdayken kahvaltıyı sana hazırlatsın. Yok ben almayayım. x)

House M.D.

(Avatar bana ait değil. -kime ait olduğunu da bilmiyorum ^^"- Sadece üzerinde birkaç küçük ayar yapıp boyutunu küçülttüm.) House'a başladım. (sonunda...) Harika bir dizi -bence-. Tıp, bugüne kadar hiç ilgimi çekmese de bu diziyi izlemek çok keyifli geliyor. (ama hala tıp okumak ilgimi çekmiyor.) Bir kaç gün önce annemle beraber başladık izlemeye. Annem -her zaman yaptığı gibi- baştan sona kadar yerinde durup izleyemese de beraber izlediğimiz diğer dizi/filmlere kıyasla bu daha çok ilgisini çekti sanırım. Bir oturuşta ilk 6 bölümünü izledik. Üstelik bölümlerden arada kaçırdığın olsa da hikayeyi takip etmekte zorlanmadığın için tam annemin izleyebileceği bir dizi. (bir diziyi kaçırıp anlamadığı önceki bölümlere ait şeyleri diziyi izlerken tam ortasında sormasında nefret ederim. Hele de altyazı takip ediyorsam cevaplarım çok sert olur (istemeden ^^").

İşte vikiden alıntısı:
"Dr. Gregory House, New Jersey'deki Princeton-Plainsboro Hastanesi'nin Tıbbi Tanı Uzmanlığı Departmanı'nın başındaki doktordur. Kendini aşırı beğenmesi, takıntılı davranışları, insanları önemsememesi ve boşvermişlik gibi özelliklerine rağmen ünü dört bir yana yayılmış müthiş biridir. Uzmanlık alanı, bulaşıcı hastalıklardır (intaniye). Hiç kimsenin tanı koyamadığı hastalara bir bakışta tanı koyarak onların hayatlarını kurtarmaktadır. Hastalarla, zorunlu kalmadıkça doğrudan temasa geçmemeyi tercih eder, ancak ekibindeki doktorların psikolojilerini de sürekli olarak bozmaktadır. Ekibinde yer alan doktorlar; Dr. Eric Foreman (nörolog, sinir sistemi uzmanı), Dr. Robert Chase (kardiyoloji ve yoğun bakım uzmanı) ve Dr. Allison Cameron (immünolog, bağışıklık sistemi uzmanı)'dur. Hastanenin yöneticisi ve Princeton-Plainsboro Tıp Fakültesi'nin dekanı Dr. Lisa Cuddy (endokrinolog, hormonal sistem uzmanı), onu sürekli gözlem altında tutmaya çalışmaktadır fakat ondan asla vazgeçememektedir. Çünkü en zor durumlarda hastaları kurtaran hep odur, ama Dr. House yüzünden hastane sık sık dava edilmektedir. Dr. House'un en iyi dostu onkolog (kanser hastalıkları uzmanı) Dr. James Wilson'dur."

Vikipedi'de daha ayrıntılı bir anlatımı var ama spoiler içeriyor. Ben sadece ilk paragrafını aldım. Dr. House gibi karakterleri izlemekten hep zevk almışımdır. Acayip derecede eğlenirim izlerken.

Açılış müziği "Teardrop - Massive Attack". Ne zaman dinlediğinize bağlı olarak x)- hoş bir şarkı bence. Widget'a da ekledim.

Bayadır photoshoptan uzak kaldım. House için avatar yapayım demiştim başta ama bu şey çok hoşuma gitti vazgeçtim. Bir de açtığımda hiç birşey yapamayacağım diye korktuğumdan artık açmıyorum sanırım psyi. Bir ara bütün brush, action ve texturelerimi gözden geçirip tekrar başlamam lazım ama ona da üşeniyorum. Arşiv baya geniş de ^^". Ne yaparım diye düşünmeden bir sürü ıvır zıvır yüklemişim. Şimdi içinde kendim kayboluyorum. Şeytan diyor sil hepsini birden yeni arşiv oluştur. Ama bakalım bende o cesaret var mı...